Çocuklar İçin Uygun Bir Ev Ortamı Nasıl Hazırlanır

 

Çocuklar İçin Uygun Bir Ev Nasıl Olmalıdır?

Ev Hijyenik Mi Steril Mi Olmalı?

Gündeme sık sık gelen konulardan bir tanesi yeni doğna bir bebeğin yaşayacağı yerin sterilitesidir. Kullanılan deterjan miktarına dikkat etmekte fayda var. Peki, bir yenidoğan için ev ne sıklıkta ve nasıl temizlenmelidir?

• Tozlardan Kurtulun – Yenidoğan gelmeden önce evi standart olarak temizlemek, yerleri süpürmek, mobilyaların ve rafların tozunu almak yeterlidir. Deterjanlar ve kimyasallar yerine temizlik için evde yapılan sıvıları kullanmak daha iyidir. Pencere ve aynaları temizlemek için sirkeli su, mobilyaları parlatmak içinse zeytin yağı ve limon suyu karışımı harika olacaktır. Temizlik malzemelerini evde hazırlamak için biraz zaman harcamanız hem para tasarrufu olacaktır hem de çocuğunuzu ve sizi gereksiz kimyasallardan uzak tutacaktır.

 
• Hava Kalitesi – Her ne kadar çok nadiren bunu düşünsekte evimizin hava kalitesi sağlığımız için oldukça önemlidir. İnsanların çok büyük bir bölümünün havayoluyla yayılan alerjenlere (toz maytları, küf sporları, hayvan kıl ve tüyleri gibi) karşı hassas olduğu tahmin edilmektedir. Bilimsel araştırmalar ve epidemiyolojik veriler, artan hava kirliliği olan bir ortamda olmanın alerji sürecinin gelişimini ve dinamiklerini önemli ölçüde etkileyebileceğini göstermektedir. Yenidoğan çocuğunuzu alerjenlere karşı korumak için mümkünse tüm ev ortamını, değilse bile en azından odasını günlük olarak uygun filtrasyon seviyesine sahip elektrikli süpürgeyle, mesela Electrolux UltraSilencer Zen gibi hem yüksek filtrasyon ve emiş gücü değerlerine sahip, yalnızca 58dB ses seviyesi ile hem Türkiye'nin en sessiz elektrikli süpürgesi hem de çocuğunuz uyurken bile evinizi süpürmenize olanak sağlacak kadar sessiz bir süpürgeyle süpürün.

• Çocuğun Odasındaki Hava Sıcaklığı – Yeni doğmuş bebeklerin vücudunda yağ oranı oldukça düşüktür ve onları çok çabuk ısıtan ve soğutan bir termoregülasyon sistemleri vardır. Çocuk odasında sabit bir sıcaklık ortalaması yakalamakta fayda var. Çünkü coğrafyaya bağlı olmakla birlikte gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı fazladır. Ayrıca nem seviyesini de kontrol etmelisiniz. Kuru hava çocuğun burnundaki mukoza sıvısının kurumasına neden olabilir. Bu da hırıltılı nefes almaya veya burun akıntısına neden olabilir. Bunun sonucu olarakta çocuk ağzından nefes alıp vermeye başlar.